fastPay Wildcats Sabotaj Takım Kaptanı Özgür “Büyükayı” Develi Röportajı

İlk Yazım: 1/7/2021, 11:38:13 PM Son Güncelleme: 1/21/2021, 11:35:09 PM
Röportaj Sabotaj Türkiye
fastPay Wildcats Sabotaj Takım Kaptanı Özgür “Büyükayı” Develi Röportajı

1 ) Özgür merhaba. Biz seni tanıyor biliyoruz. Ama bu röportajı okuyacak bireyler için kendinden ve e-Spor kariyerinden biraz bahseder misin ?

Merhaba, öncelikle bu röportajı okuyan herkes için sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyorum. Umarım hepimiz (her anlamda) sevdiklerimize bir şey olur mu endişesini taşımadan yaşadığımız günlere kavuşuruz.

28 yaşında, evliliğinin 6. ayında, 2 kedi babası, kendisine Ayı denilmesinden hoşlanan, dünyanın herhangi bir yerine gitmek istediğinde, acaba bilet ne kadardır diye düşünmediği günlerin gelmesi hayali ile çalışan bir insanım. Profesyonelliğin tanımını yaptığın işi iyi yaptığın için sana bir ödeme yapılıyor olarak gördüğüm için, 23 yıldır oyuncu, 3 yıldır ise profesyonelim.

2 ) Profesyonel PubG oyuncusu iken birçok takımın formasını taşıdın. Sabotaj’a geçme kararını nasıl aldın ? Bu kararda etkili olan şeyler sence nelerdi ?

Profesyonel PUBG kariyerim sayesinde elde ettiğimiz en önemli kazanç farklı bir dünya görüşü oldu. Belki de (büyük ihtimalle) bu dünyaya adım atmasaydım tanışamayacağım insanlar ile tanıştım, bir çok bağlantı ve bir çok tecrübe kazandım. Hem yurtdışı hem de yurt içinde turnuvalar için seyahatlerimiz oldu, bilgisayar ortamında tanıştığımız insanlar ile aynı odalarda uyuyup aynı tabaklardan yemek yedik. Bu dünyanın yaşayan, soluk alan, gerçek bir şey olduğunu ve bu sektöre uzak olan insanların Siber dünyayı gerçekten anlamadığını o zaman öğrendim.

Bu dünya da evlerim olan, bir amaç için mücadele ettiğimiz fastPay Wildcats, Futbolist, Blaze Esports, Sangal Esports ve Crew Esports'a burdan selamlarımı gönderiyorum. Geçmiş takımlarımın hiç birisi ile kötü ayrılmadık, hepsinin yöneticileri ile hala görüşüyoruz ve bu benim için çok büyük bir mutluluk kaynağı.

Gelelim Sabotaj'a. PUBG kariyerimi sonlandırma kararı çok zor olmayan bir karardı. Kariyerim boyunca en büyük amacım, bana güvenen insanları pişman etmemek ve beni seçtikleri için mutluluk duymalarını sağlamaktı. Ancak bu şekilde kazandığım parayı vicdanım rahat bir şekilde harcayabilirdim ve öyle de yaptım. Kariyerimde attığım ilk imzadan beri aynı zamanda normal işime de (mecburen) devam ettim. Sabah 6 da uyanıp 7 de işbaşı yaptığım ve akşam 6 da evde olduğum bir işim var.

Akşam 7 de antrenmana başlayıp gece 12 - 1 e kadar süren antrenmanlardan/turnuvalardan sonra 4-5 saat uyuyarak tekrar işe gittim ve bunu 3 yıl boyunca yaptım. Yıllık izinlerimi turnuvalar için kullanarak, gaming houselarda takımlarım ile çalıştım, bu tempoya Ortadoğu-Afrika şampiyonluğu, Milli takım ile Avrupa Şampiyonluğu, Türkiye Şampiyonluğu, birden fazla defa Türkiye ikincilikleri ve üçüncülükleri (takım arkadaşlarımla beraber) sığdırdım. Ancak artık 28 yaşındaydım ve hayatımın tam 15 yılında yer alan sevgili eşim Seray (küçükayı) ile hayatlarımızı birleştirdik ve artık bekar olduğum zamanlardan çok daha fazla sorumluluğum vardı.

Kendimden ödün vererek kariyerimi devam ettirdiğim zamanlar geride kalmıştı, artık bir ödün verilecekse eşimden de bunu istemek zorundaydım ve ona bu haksızlığı yapmak istemedim. Bırakma kararı aldığımda performansım hala yerindeydi. Takımım beni çıkarmadı, o şekilde takımda yer almaya devam edebilir, tecrübe ile aylarca iyi kötü götürebilir (hak etmediğim maaşın avcılığını yapabilirdim) ve günün birinde artık o seviye için yeterli olamamaya başladığımda kendi isteğim dışında takımdan çıkartılsam ve eğer hala PUBG oynamak istesem ve ben artık çok fazla antrenman yapamayacağım ama yine de takım arıyorum diye bir duyuru yapsam yine maaşlı, yine bir çok takımdan teklif geleceğini bildiğim halde bırakma kararı aldım.

Çünkü oynasaydım, yavaş yavaş (mecburen) daha az antrenman yaparak kariyerim boyunca inşa ettiğim ''Ayı ona olan güveninizi boşa çıkarmaz'' mottosundan yiyecektim. Bunu istemedim, iyi hatırlanmak istedim ve tepedeyken bırakma kararı aldım. Son profesyonel PUBG turnuvam fastPay sponsorluğunda düzenlenen Türkiye Şampiyonası’ydı ve Türkiye 2. si olarak kariyerime bir son verdim.

Yaklaşık 6 aylık dinlenme-tatil-yayıncılığa giriş sürecinden sonra mücadele etmeyi özlediğimi fark ettim ve daha az zaman ayırsam bile tecrübem ile altından kalkabileceğim bir arena aramaya başladım, tam da bu noktada Sabotaj Oyun ile tanıştım, geçmişte PUBG arenasından tanıdığım Emek ''Hildor'' Turan'ın Sabotaj oyunda çalıştığını öğrendim ve Emek abi ile oyun üzerine sohbetlerimizde vizyonlarını ve gelecek planlarını gördüm, umut verici konuşmalardı, gelecek için yaptıkları planlara inandım, işimde ve evimde yer alan sorumluluklarımı yerine getirip, kalan zamanımda da Sabotaj oynamaya başladım ve her geçen gün oyunu sevdim, sevdikçe de hem yayınlarım ile hem de kariyerim sayesinde elde ettiğim bağlantılarım ile Sabotajı çıktığı bu yolda desteklemeye başladım.

3 ) fastPay Wildcats şuan dünyanın en çok takıma sahip e-Spor kulüplerinden birisi. Bu büyük aile ile tanışman nasıl oldu ?

Futbolist takımının formasını giydiğim dönemde, **Tesfed *tarafından düzenlenen ilk Türkiye Şampiyonasında 8 maçın 3 ünü kazandığımız halde, çok küçük bir fark ile Türkiye 2. si bitirmiştik. Sonrasında Berlin'de düzenlenecek Avrupa Şampiyonası için yapılan Ortadoğu-Afrika elemelerinde ilk 2 takımın Berlin bileti kazandığı turnuva da ise yine küçük bir farkla 3. olmuştuk. Kıl payı giden bu iki turnuvanın üstüne takımımızda bir değişiklik yapılması gerektiği fikri ortaya çıkmıştı ve görüşmeler devam ederken,* fastPay Wildcats** den çok kıymetli arkadaşım Hakan ''Bigbigman'' Demirel benimle ilgilendiklerinden ve baştan bir takım kurma fikirlerinden bahsetti.

Hakan'ın gelecek planlarına güvendim ve kulübüm Futbolist ile görüşüldü, Futbolist kanadından çok sevdiğim ve saydığım insanlar Cesur abi, Sinan abi ve menajerimiz sevgili Berke'nin onayı alınarak transferime izin çıktı. Bu sayede fastPay Wildcats ile birlikteliğimiz başladı ve çok yakın bir zamanda 1. yılımız dolmak üzere. 1 yıldır buradayım ve bu güne kadar kulübüm bana vaat ettiği her şeyi ve fazlasını hiç bir gün dahi sektirmeden yerine getirdi. Benimle ve tüm oyuncuları ile çok yakından ilgilenen çok büyük bir aile fastPay Wildcats ve ilk gün olduğu gibi heyecanlı, ilk gün olduğu gibi başarıya açım. Burada olduğum için çok mutlu ve gururluyum. 1 yıl daha sözleşmem var ve şu an ya da sözleşmemin sonunda kulübüm bana yeni bir sözleşme teklif ederse şartlara dahi bakmadan imza atmaya hazırım.

4 ) Korona etkilerinden dolayı tüm dünyada bir çok şey değişim gösteriyor. Sabotaj takımınla iletişim konusunda problem çekiyor musunuz ? Ne sıklıkla antrenman yapıyorsunuz ?

Korona birçok insanın hayatını alt üst etti bu bir gerçek, bir çok sektör çok büyük darbeler ile karşılaştı ancak espor geleceğin en büyük sektörlerinden birisi olacağını zaten yıllardır gösteriyordu ve bu dönemde bir kez daha ortaya koydu. Online yapılan etkinlikler ile pandeminin etkileri bir nebze daha az hissettirilmeye çalışıldı ve bu başarıldı. İnsanların hayatlarında bir eğlence oldu ve esporun dünya için ne kadar önemli olduğunu birçok insan gördü.

Takımım ile iletişimim konusunda hiç bir problem yaşamıyoruz. Sadece takım arkadaşı değil, birbirimizin gerçekten arkadaşı olmayı başardık, takım arkadaşlarım Buğra, Baran, Göktuğ, Sergen, Hüseyin ve Hamza ile çok güzel bir ilişkimiz var ve bu durum sadece antrenman saatlerinde değil neredeyse bütün gün sohbet etmemize yarıyor. Whatsapp grubumuz var ve gün içerisinde oradan, antrenman saatlerimizde ise Discord ve Teamspeak üzerinden iletişimizi sağlıyoruz, eğer ekstra bir problem yok ise haftanın tüm günlerinde antrenman yapıyoruz. Bir yedek oyuncumuz ve bir koçumuz var, eğer birisi o gün kendisini iyi hissetmiyor ya da gelemeyecek olursa erkenden haberleşiyor ve yerine yedek oyuncumuz ya da koçumuzu dahil ediyor, antrenmanımıza devam ediyoruz.

iwyatay.png

5 ) Yıllarca FPS alanında emek vermiş bir e-Sporcu olarak Sabotaj’ın geleceğine dair düşüncelerin nedir ? Elektronik sporlar olarak rekabetçi bir ortam hızlıca oluşur mu ?

Sabotajın geleceği olacak. Önce bunu net bir şekilde belirteyim. Sabotajı, rakipleri olarak sayılabilecek diğer oyunlara nazaran öne çıkartan unsur, oyuncusunu müşteri olarak gören bir politika izlemiyor olması. Oyuna ilk başladığımızda espor takımlarına espor hesapları verildi ve bu hesaplar oyunda bulunan neredeyse tüm eşyalara sahip hesaplardı, oyunda yer alan oyun için ekipmanlar herhangi bir şekilde oyuna etki etmediği halde, örnek veriyorum silahınızda en nadir çıkan susturucu ya da en yaygın susturucu varsa ya da hiç susturucunuz yok ise bu hiçbir şeyi değiştirmiyor, silahınız aynı şekilde sekiyor, rakibinize aynı hasarı bırakıyor.

Silahınızda lazer olup olmaması silahınızın sekmesini değiştirmiyor, bıçaklar birbirlerinden farklı özelliklere sahip değiller, bir bıçak ile diğerinden daha hızlı koşamıyor ya da rakibe daha fazla zarar veremiyorsunuz. Oyunda bomba kurmak, çözmek için ekstra bir paket almıyorsunuz. Tüm bunlara rağmen bahsettiğim espor hesapları oyunda bir tartışma konusu oldu ve oyuncular ''onların'' silahlarında dürbün var bizim silahlarımızda yok espor oyuncuları daha avantajlı oyun pay2win değil diyorsunuz ama öyle dediler.

Oyun yöneticileri bir karar aldı ve eşitlik olması adına espor hesapları kapatıldı, herkes kendi şahsi hesabı ile oynamaya başladı, oyun bununla da durmadı ve bütün herkese, oyunda yer alan her silah için birer adet dürbün hediye etti, oyunda artık herhangi bir oyuncunun herhangi bir silahım da dürbün yok demesi diye bir şey kalmadığı için huzura erişeceğiz sandık ancak bu defa da oyuncular onlara verilen dürbünlerin kötü olduğunu, başka oyuncularda daha iyi dürbünler olduğunu, yine p2w olduğunu belirttiler. Sabotaj Oyun, oyuncularına bir hediye daha vererek herkese nadir seviye de olan bir dürbün setini tüm silahlar için oyuncu fark etmeden tekrar dağıttı, böylece her oyuncunun iki adet farklı dürbünü olmuş oldu, bununla da durmadı ve yılbaşı yayınında her oyuncuya yine de memnun değillerse istedikleri dürbünü elde edebilmeleri için ücretsiz 10.000 altın kodu dağıttı, hemen hemen her gün oyunun farklı modlarında ilk 10'a giren tüm oyunculara ücretsiz kasa hediye ediliyor, oyunda günlük görevleri yapan her oyuncuya giriş ödülü ile beraber 2500 altın hediye ediliyor, her 2 günde bir yapılan gece turnuvaları ile 15 adet kasa dağıtılıyor.

Oyuna herkes eşit şartlarda başlıyor siz emek verdiğiniz oranda yükseliyorsunuz. Ama tabi ki tüm bu saydıklarıma rağmen hala p2w diye söylenenler var. Onlara sadece biraz ''vicdan'' demek istiyorum, gerçek p2w in ne olduğunu anladıklarından emin değilim. Son olarak Sabotaj Espor Ligi için 1. sezon halihazırda duyuruldu ve 35.000 TL nakit para ödülünün yanında yüz binlerce Sabotaj Altını ödülü var, elemeleri hali hazırda başlayan ligimizin 6 Şubatta resmen başlaması planlanıyor. Her sezon ödüllerin büyüyeceği müjdesini de Sabotaj oyuna başlasam mı diye düşünenlere ben de buradan bir kez daha vermiş olayım. Espor kariyer hedefi olan tüm arkadaşlarımı oyuna davet ediyorum.

6 ) 2020’nin son günlerinde bir Youtube kanalı açtığını ve videolar yüklemeye başladığını biliyoruz. Youtube hayatında ne kadar yer kaplayacak ? Planlı bir içerik geliştirme düşünüyor musun ?

Evlendiğimizden beri eşimle beraber ortak fikrimizdi bu, bir kanal açıp oraya bir çok farklı konuda videolar yüklemek ve ileride çocuklarımız büyüdüğünde bu videoları onlarla birlikte izlemek. Gittiğimiz şehirlerden, yediğimiz yemeklere, okuduğumuz bir kitap ya da izlediğimiz bir film hakkında ya da sadece herhangi bir şeyden sohbet ederken, oyun oynarken, o an neyin videosunu çekmek istiyorsak çekeceğimiz ve yükleyeceğimiz bir kanal. İleride abone sayımızın da artması durumunda kanalın adı değişecek, Youtube kanalıma video yüklemeye devam edeceğim ancak buradan bir kazanç beklentisi içerisinde olmadığımız için, şu sıklıkta ya da şu konuda diyemiyorum.

Düzenli olarak yayınlarıma devam ettiğim bir twitch kanalım var. Hafta içi akşam 7 gibi yayına giriyorum, hafta sonları ise öğlen 2 den sonra izleyicilerim beni bulabiliyorlar. Çoğunlukla Sabotaj yayınları yapıyorum ancak ara ara eşimle birlikte farklı türlerde oyunlarda oynuyoruz. Eşimin de aynı zamanda bir twitch kanalı var. Ben https://www.twitch.tv/buyukayi eşim ise https://www.twitch.tv/kucuk_ayi kanalında yayınlarımıza devam etmekteyiz.

7 ) Bir FPS oyuncusu olarak en çok nelere dikkat ediyorsun ? Kullandığın özel program yada antrenman uygulamaları var mı ?

Bir çok aim geliştirme programı-modu var ancak ben bunların ( tabi ki belli bir noktaya kadar işe yarıyorlar ) doğru çalışma alanları olduğuna inanmıyorum. Bir oyunu doğru ve iyi oynamanın, o oyunu hissetmek, o round u yaşamak olduğuna inanıyorum bu yüzden de antrenmanlarımı ekstra bir platform da değil oyunun kendisini oynayarak yapıyorum. Hemen hemen her oyunda yer alan ve Free for all ya da Herkes tek olarak adlandırılan oyun modu benim antrenman alanım. Kas hafızamı korumak için de, mücadele ettiğim oyun haricinde başka bir fps oyunu oynamamaya özen gösteriyorum. Örneğin şu an mümkün olduğunda Sabotaj haricinde fps oyunu oynamıyor, başka bir oyunda kafa dağıtmak istersem fps dışı bir tür seçiyorum.

8 ) Kullandığın ekipmanları bizimle paylaşır mısın ? ( Mouse, kulaklık, klavye, monitör )

Ekipman konusunda hassas biriyim, reklam yapmak gibi olacak ancak uzun yıllardır Logitech markasının ürünlerini çok severek kullanıyorum. Çok uzun yıllar boyunca** Logitech G302 ve G303 farelerini ve G410 klavyesini kullandım**, 302 ve 303 artık üretilmiyor, evde sanıyorum 5-6 tane eski 302 ve 303 var, şimdi ise çok memnun kalarak *Logitech GPRO* mouse kullanıyorum ve 302-303 tadını buluyorum. Çok uzun yıllar mouse konusunda GPRO yu değiştirmeyi düşünmüyorum. Klavyem ve kulaklığım yine Logitech'in GPRO klavye ve kulaklığı, GPRO set kullanıyorum, tek farkları mouse um kablosuzken, klavye ve kulaklığımın kablolu olması. Monitör olarak ise çift monitör kullanıyorum ve ekipmanlarımda olduğu gibi burada da set kullanmaktan hoşlanıyorum ve Asus’un Xg258q 240 hz monitöründe oyun oynarken Vg248qe 144 hz monitöründe yayınlarımın takibini yapıyorum.

9 ) Röportaja katıldığın için teşekkürler. Son olarak yetişen yeni nesil e-Sporculara özellikle şuna dikkat edin şunu yapmayın gibi demek istediğin bir şeyler var mı ?

Ben de hem sizlere hem de röportajımı okuyan herkese teşekkür ediyorum, yeni nesile söylemek istediğim en önemli şey ''iki çizgiye de varmamaları'' Ben bu işi başaramayacağım diyerek vazgeçerseniz ileride çok pişman olacağınızı bilin. Ben artık oldum diyerek çalışmayı bırakırsanız bir anda rakiplerinizin sizi yakalayıp geçeceğini de. Twitch yayınlarımı izleyen izleyicilerime ve genç arkadaşlarıma çok sık söylediğim iki söz var, sizlere onları tekrarlayacağım. Dayak yiye yiye dayak atmayı öğreneceksiniz, dayak yiyince küsüp gitmeyin, vazgeçmeyin bu birincisi. İkincisi de İskoç bir filozof olan David Hume'un sözü olan ''Eğer burada durup daha ileri gitmeyeceksek niçin bu noktaya kadar geldik'' Her zaman çok çalışın. Önce kendinize sonra da takımınıza güvenin. Kaybetseniz bile bugün olmadı ama bir gün olacak diyerek mücadeleye devam. Kalın sağlıcakla.

ahmetkokyar avatar
Ahmet Kökyar@ahmetkokyar İsmim Ahmet. Tasarım ve sanat danışmanıyım, yazmak ve çizmek üzerine yılların verdiği tecrübe ve akademik eğitim ile buradayım.